DUYURULAR

DERİ SANAYİ VE ÜNİVERSİTE  İŞ BİRLİĞİ: SEKTÖREL EĞİTİMİ 2023’E NASIL ODAKLARIZ?

Kapak Konusu  / Cover Story Prof.Dr. Bahri BAŞARAN, Ar.Gör.Dr. Ersin ÖNEM, Ar.Gör. Ali YORGANCIOĞLU

“Üniversite-Sanayi iş birliğine dair bir harekat planının oluşturulması, üniversite altyapısının ve eğitim programlarının sanayinin ihtiyaçlarına göre şekillendirilmesi, üniversite ve sanayinin sürekli iç içe olmasının sağlanması gerekmektedir.”

sektörel eğitimi 2023'e nasıl odaklarız?

Deri ile ayakkabı ve konfeksiyon gibi bağlı alt sektörler emeği yoğun ve katma değeri yüksek olan iş alanlarıdır. Yüksek katma değer aynı zamanda üretimde bağımlı faktörlerin fazlalığı ile alakalıdır. Yani; üretim hem insan katkısı hem de diğer etkenlerin birleşimi ve çıktıya dönüşümü ile gerçekleştirilir. Bu nedenle; sektörel gelişimin ve sürdürülebilir üretimin temel belirleyicisi eğitilmiş insan gücüdür. Üretimde uygun hammaddenin temini, bunların mamüle dönüştürülmesi için uygulanacak işlemlerin tasarımı ve takibi, organizasyonel düzenlemeler ve yönetsel süreçlerin yürütülmesi, çevresel faktörlerin değerlendirilmesi, çevresel etkiye dayalı alınacak önlem ve gerekliliklerin uygulamaya dayalı yürütülmesi, ürünlerin kalite değerlendirilmesi, ürünlerin uygunluk süreçlerinin takibi yanında ekonomik etkilerin tanımlanması ve tedbire yönelik yaklaşımlar, sektörel eğitimin ve özellikle de üniversite eğitiminin ne ölçüde önemli olduğunu ortaya koyan noktalardır.

Şüphesiz ki; bir sektörün gelişmesi, bağlı sektörlerde de belli ivme ve gelişme eğilimi görülmesine neden olmakta veya diğer sektörel alanları da bu sürece dahil eden bir etkiyi beraberinde getirmektedir. Dolayısıyla aynı dönem içerisinde aynı gelişme süreci deri sektörünü oluşturan alt sektörel alanlarda da görülmüş ve geleneksel üretim modelleri modernize edilmeye başlanmıştır. Aynı süreç içerisinde sektörel üretimin temel faktörü olan eğitilmiş eleman temini önemli bir değişimin de örneğini oluşturmuştur. Önceleri yurtdışından karşılanan teknik eleman ihtiyacı kendi dinamiklerimizin harekete geçirilmesinin önemini ortaya çıkarmıştır. Sanayinin yüzünü dışarıya çevirmesiyle üretimin 2000’li yıllar ve sonrasına taşınması ihtiyacı, sektörel açılımları kavrayabilen ve bulunduğu alanı gelişmelere adapte edebilen üniversal vizyona sahip mühendislerin ülkemizde yetiştirilmesi sürecine evrilmiştir.

Günümüzde deri sektörümüz ürün kalitesi ve üretim miktarı açısından değerlendirildiğinde saygın bir konuma ve önemli bir etkiye sahiptir. Her yıl toplam olarak 15-16 milyon ton derinin üretiminin yapıldığı dünyada en büyük deri üreticisi konumundaki Çin’in ve değer zinciri içindeki çok yüksek ticari payıyla önemli konumdaki İtalya’nın ardından Avrupa’da 2. sırada, dünyada ise ilk 10 içerisinde yer almaktadır. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM)’in, Cumhuriyetimizin 100’üncü yılı için “Hedef 2023, 500 Milyar Dolar İhracat” stratejik hedefi içerisindeki 5 milyar dolarlık sektörel hedefini tutturabilecek bir potansiyele sahiptir. Böyle büyük bir potansiyele sahip sektörün gelişmesi ülkemiz adına da büyük önem arz etmektedir. Bu gelişme ancak Üniversite-Sanayi İşbirliği sayesinde donanımlı mühendislerin yetiştirilmesi ile mümkün olabilecektir. Bu aşamada akademik eğitim önemli bir basamaktır.

sektörel eğitimi 2023'e nasıl odaklarız?

Tüm sanayi dallarında olduğu gibi Deri Sanayinde değişim günümüz dünyasında bir zorunluluk haline gelmiştir. Rekabet küreselleşirken, eski Rusya pazarındaki “Ne üretsem satarım” devri geride kalmıştır. Deri sektörü olarak enerjimizi ve kaynaklarımızı sanayimizin daha fazla katma değer üretebilmesi için harcamamız gereken bir dönem içerisindeyiz. Üniversite-Deri Sanayi arasındaki bu işbirliğinin mevcut seviyelere çekilememesinin en önemli sebepleri; üniversitelerin ürettikleri bilimin, ortaya koydukları yeniliklerin sanayi çerçevesinde planlanmaması ve buna bağlı olarak sanayinin ihtiyaç ve beklentilerini karşılamaması, öğretim üyelerinin sanayi ile işbirliği yapmalarının, akademik kriterler açısından yeterince teşvik edici olmaması, üniversite bünyesinde Üniversite-Sanayi İşbirliği’ni destekleyecek yapı ve yapılanmaların yetersiz kalması ve/veya yeteri kadar etkin olmaması, sanayicinin ve sektörün ihtiyaçlarını karşılayacak yeterli sayıda öğretim üyesinin, laboratuvarların ve altyapının bulunmaması, öğretim üyelerinin sanayiyi yeteri kadar tanımaması, işbirliğine konu olan problemi sadece akademik açıdan ele almaları, sanayinin dışa kapalı olması ve gelenekselliği ile teknolojik araştırmalara yönelik bir yapısının olmaması, AR-GE yatırımına gereken önemin verilmemesi ve AR-GE çalışması yapacak nitelikte yeterli sayıda eleman bulunmaması olarak sayılabilir.  Bu sorunlar dikkate alındığında; sorunların çözümünde kilit rol oynayacak temel faktörler; Üniversite-Sanayi İşbirliğine dair bir harekat planının oluşturulması, üniversite altyapısının ve eğitim programlarının sanayinin ihtiyaçlarına göre şekillendirilmesi, üniversite ve sanayinin eğitim, seminer, toplantı vb. etkinliklerle sürekli iç içe olmasının sağlanması olarak düşünülmektedir.

Günümüzde deri ve bağlı sektörler modern yaşam şartlarına uygun, teknoloji çağının gereksinimlerini karşılayabilen teknik ve teknolojik ürünler üretmek zorundadır. Bu aynı zamanda ulusal deri sanayimizin sürdürülebilir üretimle 2023 hedeflerine uyumun en gerekli koşulu ve uluslararası rekabetçiliğin en önemli şartıdır.

BARTOLI Q&Q HOLDING GARDE OVERMEC NEOTEX ESPUMAS COSTCHEM PUNTALIFIORE RÖCHLING
+90 444 1 662 info@palamutgroup.com.tr

Copyright © 2014 Palamut Group. All Rights Reserved.

Maverainteraktif
2Bin Müsibet Bir Nasihat