DUYURULAR

Urgan Ayakkabı’nın kuruluş hikayesi nedir?

Levent Urgan: Babamız, 1976 yılında Gaziantep’te “kara lastik” dediğimiz bu ayakkabıları satarak işe başladı. Ondan önce de babası daha çok köylü kesime hitap eden kara lastik dediğimiz ayakkabıları yapardı. Babam bir müddet o işi devam ettirdikten sonra 1976’da Gaziantep’te işin sanayisi tarafına geçmiş. 1984 yılında İstanbul’a geldik. 1988’e kadar akrabalarımızla ortaktık. Sonra ayrıldık. Rahmetli babamızla birlikte işleri büyüttük. Şimdilerde işleri biz devralmış durumdayız.

Ürünleriniz hangi müşteri kitlesine hitap ediyor?

Levent Urgan: Ürünlerimiz biraz daha hızlı tüketime dayalı ürünler. Orta ve alt segment kesim bizde biraz daha önde.

Bu yıl, ürün ve tasarımda ne tür yönelimler var?

Levent Urgan: Bu yıl özellikle tekstil malzemeleri, mesh dediğimiz anorak ve örgü türü kumaşlar çok ciddi biçimde öne çıkıyor.

 Bülent Urgan: Bir deri ayakkabıya çok yüksek paralar vermektense rengarenk, moda olan renkleri takip ediyorlar. İnsanlar biraz da hızlı tüketime alıştılar. 200 TL yerine 50 TL’ye ayakkabı alayım ama dört renk ayakkabı alayım, kıyafetlerime göre kombine edeyim diyorlar. Biz de malzeme kombinasyonlarını ve varyantları fazlalaştırdık. Nike ve Adidas’ın da kullandığı keten kumaşlardan yararlanıyoruz.

Fuarlara katılıyor musunuz, böyle bir hazırlığınız var mı?

Bülent Urgan: İngiliz markası olan Dunlop’un lisans hakları bizde. Onun tanıtım ve pazarlaması için İstanbul’daki fuarlara katılıyoruz. Bunun dışında kendi yerimizde bayi toplantıları yapıyoruz. Yurtdışı fuarlara katılıma şu an için fazla ihtiyaç duymuyoruz. Bir imalat firması olarak Dunlop’un lisans haklarına sahip kendi firmamıza üretim yapıyoruz, bunun yanı sıra Türkiye ve Dünya’daki zincir mağazalara da üretim yapıyoruz. Örneğin; yurtdışında Zara Grubu, Türkiye’de Ziylan Grubu, Boynerler, LC Waikiki, Koton gibi...

Sektöre yönelik devlet desteğini yeterli buluyor musunuz, bu destekten yeterince yararlanabiliyor musunuz?

Bülent Urgan: Devletimiz, çok güzel bir karar vererek Uzak Doğu’dan ithal edilen ürünler için yerli üreticiyi kollayan bazı gözetimler, ilâve gümrük vergileri ve mâli yükümlülükler getirdi. Bu çok önemli ve devam etmeli. Bu yaklaşım sayesinde teknolojiye, AR-GE’ye yatırım yapan firmalar çok ciddi bir yükseliş yakaladı. Öyle ki, çalışan sayımız 200’den 500’e, toplam kapalı üretim alanımız 10 bin m2’den şu an, 20 bin m2’ye çıktı. Bülent Urgan: Sektörümüz daha yeni yeni gelişiyor. 30 sene önce tekstilin gerçekleştirdiği gelişmeyi; yetişmiş insan, eğitim ve tasarım açısından biz daha yeni yaşıyoruz. Bunun için devletin bu sektöre yardımcı olması gerekiyor

Gelişen dinamiklere bakarak sektörün geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Bülent Urgan: Sektörün önü gerçekten çok açık. Yurtdışından dünya devi firmalar Türkiye’ye gelmek istiyor. Fakat kayıtdışılık ve haksız rekabet büyük sorun teşkil ediyor. Mesleki standart ve sorumluluklara uymayan çok sayıda firma var. Yabancı firmalar yanlış izlenimler ediniyorlar. Doğru ve titiz çalışan, yükümlülüklerini yerine getiren firmalarla buluşmakta zorlanabiliyorlar. Şu anda Deichman, Zara var, daha adını sayabileceğimiz birçok firma Türkiye’de üretim yaptırmak istiyor ama yapamıyorlar. Çünkü üretim ortamı, iş güvenliği, sosyal haklar, kalite standartları, çevre koruma, tüketici güvenliği, mali kayıt kriterleri vs. gibi birçok çalışma ve denetim kriterleri var. Yani her şey çağdaş norm ve kurallara uygun olacak. Oysa sektörümüzde ne yazık ki hâlâ vergi kaydı bile olmayan, sigortalı çalışan sayısı normalin onda biri olan, merdiven altı dediğimiz çok firma faaliyet gösteriyor. Bu firmaları destekleyerek onları bir dönüşüme sokmamız lazım. Yan sanayimizin de aynı şekilde kendini geliştirmesi gerekiyor.

Sektör bu gelişen fırsatları nasıl ortak bir kazanıma dönüştürebilir?

Bu bakımdan sektörel dayanışma ve işbirliği nasıl ilerliyor? Yurtdışına açılabilen firma sayısı kısıtlı olduğundan bu duruma baktığımızda daha yapıcı bir hava var. Ancak iç piyasada olması gereken yerde değiliz. Haksız rekabet, üretim altyapısı, fizikî ortam ve diğer bakımlardan sektör olarak ülkemize yönelen fırsatları değerlendirmeye hâlâ hazır değiliz. Devletin devreye girerek kayıt ve kural dışı sektöre bir düzen vermesi gerekiyor. Çünkü; işini doğru yapanlara ciddi maliyetler biniyor ve bu da haksız bir rekabet yaratıyor. Bunun zararını ise bütün sektör ve ülke çekiyor. Meselâ, İnteks Group’u ele aldığı- mızda yılda 60 milyon çift ayakkabı satışları var. Ama Türkiye bunun %1.5’unu ancak alabiliyor. Halbuki onların yüzü bize dönük. Türkiye’de 5 milyon çift ayakkabı yaptırmak ve yan sanayide çok çeşitli ürün bulmak istiyorlar. Ne yazık ki, yetkinlik kriterlerini karşılayan yeterli sayıda firma bulamıyorlar. Oysa lojistik yakınlık açısından uzakdoğuya nazaran bizim çok ciddi avantajlarımız var.

Urgan Ayakkabı olarak rekabetçi özellikleriniz nelerdir?

Bülent Urgan: Kalite, fiyat, rekabet ve hız. Bu dört unsuru çok net bir şekilde söyleyebilirim. Kendi fiyat skalasında en iyi hizmeti sunmaya çalışıyoruz. Dünya çok çabuk değişiyor ve bu değişimi anlayamadığınız zaman çok geride kalıyorsunuz. Yenilik ve hedefler insanı dinç tutuyor.

Palamut Group’la ticaretiniz ne zamandan beri sürüyor ve nasıl gidiyor?

Bülent Urgan: Sektörde bizden daha eskilere dayanan Palamut Group’la 4-5 senedir çalışıyoruz. Sektörde kuvvetli bir yeri olan bu yan sanayi grubuyla ticaret hacmimizi daha da yükseltmeyi plânlıyoruz. Yeniliklerin takip edilmesine çok önem veriyoruz. Palamut Group’un çeşitliliği ve servis hızını onların öne çıkan özellikleri olarak görüyoruz

Levent Urgan: Hayâllerimizin peşinde koşmak ve hedef koymak gerekiyor. Sınır koymamak ve çaba sarf etmek gerekiyor. Bu sektörde moda o kadar hızlı değişiyor ki bunları takip etmezseniz başarılı olma şansınız çok düşük kalır. Biz sektöre girdiğimizde üç tane ayakkabı rengi vardı. Erkekler çok fazla çeşit ayakkabı giymezdi. Şuan erkekler için yapılan koleksiyonda bile 30 ayrı renk çıkıyor.

BARTOLI Q&Q HOLDING GARDE OVERMEC NEOTEX ESPUMAS COSTCHEM PUNTALIFIORE RÖCHLING
+90 444 1 662 info@palamutgroup.com.tr

Copyright © 2014 Palamut Group. All Rights Reserved.

Maverainteraktif
2Bin Müsibet Bir Nasihat